Yüzme sporu, uluslararası standartlarda boyutu olan (50 metre, 8 kulvar) havuzlarda bedenin kulaç ve ayak hareketlerinden başka bir yardım almadan, her yarışmacının kendi kulvarında, serbest, sırtüstü, kelebek ve kurbağa stillerinin her birinde veya dördü birden karışık olarak, 50, 100, 200, 400, 800, 1500 metrelerde bireysel veya ekip olarak yaptıkları yarışmaya denir.
Tarihçe
Eski Yunan ve Roma uygarlıklarında yüzme, askeri eğitimle birlikte temel eğitimin önemli bir parçası olarak görülmekteydi. Eski Yunan zaman zaman yüzme yarışmaları düzenlemişler; Romalılar , hamamlardan ayrı olarak yüzme havuzları yaptırmışlar. Japonya'da ise okullarda yüzme eğitimini zorunlu kılan imparatorluk fermanı yayınlamıştır.
İlk açık hava havuzunun 1828'de Liverpool'da yapılmasından bir süre sonra ilk uluslararası yüzme yarışları 1837'de Londra'da, ve ardından 1846'da Avustralya'da düzenlenmiştir. 1875'te İngiliz Mathew Webbe, Manş Denizi'ni kurbağalama tekniğiyle yüzerek geçti. Bu gelişmeler paralelinde, 1882'den sonra çeşitli Avrupa ülkelerinde de yüzme federasyonları kurulmaya başlandı. 1896'da kurulan Londra Metropolitan Yüzme Kulübü, daha sonra Amatör Yüzme Birliği'ne dönüştü. ABD'de yüzmenin örgütlü bir spora dönüşmesi, 1888'de Amatör Spor Birliği'nin (AAU) kurulması sayesinde gerçekleşti. 1896'da modern olimpiyat oyunlarının tekrar başlatılması ile, düzenlenen ilk olimpiyatlarda yüzme yarışlarına da yer verildi. Önceleri sadece erkeklerin katıldığı yarışmalara, 1912'de ilk kez bayan yüzücüler de alındı.1900 yılında sırt üstü stili ve daha sonra 1908 yılında ise kurbağalamayı olimpiyatlara eklemişlerdir. Kelebek ise olimpiyatlara en son eklenen yüzme stilidir. Bütün dünyada örgütlü bir spor olarak yaygınlık kazanması ve olimpiyat programına alınması ile birlikte, bu spor dalı için uluslar arası bir federasyon kurulması gerekliliği ortaya çıktı. Böylece 1909'da Londra'da Uluslar arası Amatör Yüzme Federasyonu FINA (Federation İnternationale de Natation Amateur) kuruldu. FINA'nın kurulmasından önce olimpiyatlarda yer alan yüzme yarışları sportif olmaktan çok uzaktı. 200 m engelli yüzme yarışları, bir direğe tırmanmayı ve bir dizi kayığın üstünden geçtikten sonra, bu kayıkların altlarından yüzerek geçmeyi içeriyordu. Diğer yarışlar ise, su altında en uzun mesafe yüzme, 4000 m yüzme gibi yarışlardı.
FINA'nın kurulmasıyla birlikte, bu türden yarışlar kaldırılarak, yarışlarda FINA yönetmeliği esas alındı. Bu yönetmelikte yarış mesafelerinin metre cinsinden ölçülmesine karar verilerek yarışma stilleri de serbest , sırtüstü, kurbağalama ve kelebek olarak belirlendi. Senkronize yüzme, diğer adıyla su balesi 1800'lü yılların sonlarında ortaya çıkmış olmasına rağmen, uzun yıllar sirk ve panayırlarda, gösteriler şeklinde sürdürüldü. 1952'de FINA tarafından tanınarak, aynı yıl Helsinki Olimpiyatları'nda "gösteri sporu" olarak yer aldı. 1973'te İlk kez Senkronize Yüzme Dünya Şampiyonası yapıldı ve 1984'te de olimpiyat programına dahil edildi.
1-Serbest stil yüzmeOlimpiyatlarda Yüzme:
Bayan:
4x100 m Karşık, 4x100 m Serbest Stil, 4x200 Serbest Stil, Karışık 200 m, Karışık 400 m, Kelebek 100 m, Kelebek 200 m, Kurbağlama 100 m, Kurbağlama 200 m, Maraton 10 km, Sebest Stil 800 m, Serbest Stil 100 m, Serbest Stil 200 m, Serbest Stil 400 m, Serbest Stil 50 m, Sırtüstü 100 m, Sırtüstü 200 m,
Erkek:
4x100 m Karışık, 4x100 m Serbest Stil, 4x200 m Serbest, Karışık 200 m, Karışık 400 m, Kelebek 100 m, Kelebek 200 m, Kurbağlama 100 m, Kurbağlama 200 m, Maraton 10 km, Serbest Stil 1500 m, Serbest Stil 50 m, Serbest Stil 100 m, Serbest Stil 200 m, Serbest Stil 400 m, Sırtüstü 100 m, Sırtüstü 200 m.
Serbest yüzme stili;yüzücünün kulaçlarla ve ayak vuruşlarıyla yüzdüğü bir stildir. Ayak vuruşları yüzücüye ancak %10 civarında hız kazandırmakta, büyük hız kulaçlardan alınmaktadır. Yüzülen en hızlı stildir. İsteğe bağlı olarak 3, 5, 6, 9,10 kulaç ile yüzülebilir. Kulaç sıklığıyla beraber vücudun su içerisindeki uyumu da önemlidir.
Serbest yüzme suyun üzerine çift kol vuruşuyla, birbirinden farklı şekilde yapılır. Bacak hareketleri devamlıdır. Bu yüzden serbest yüzme en hızlı olanıdır. Genelde 3 kolda bir nefes alınır. Ama isteğe bağlı olarak her kolda bir nefes alınabilir. Nefes, yüzerken başın yana döndürülmesi suretiyle alınır. Serbest stilde kulaç en uzak noktaya uzanarak atılır, parmak uçları havuzun karşı duvarını gösterecek şekilde uzatılır ve kulaç karnın altından çekerek kalçanın sonuna kadar çekilir, sonraki hareketler devamlıdır.
Serbest stil, dört müsabaka stili içinde en hızlı olanıdır. Çekiş mekaniği, bir sağ-bir sol kol çekişi ve değişken sayıda yapılabilecek ayak vuruşundan oluşmaktadır. Serbest yüzmeyi anlatmak için bu bölümde aşağıdaki başlıklar kullanılmıştır.
a. Kol çekişi b. Çekiş şekilleri c. Ayak vuruşu d. Kollar ve bacakların zamanlaması e. Vücut pozisyonu ue nefes alma-verme f. Kol ve vücut hızı için şekiller g. Genel hatalar h. Driller j. Nefes alma şekillerip
Kol Çekişi
Su altındaki kol çekişi, 3 süpürme hareketinden oluşur. Bunlar aşağı, içeri ve yukarı süpürme hareketleridir. Bu bölümde bahsedilecek olan kol çekişinin diğer bölümleri, suya giriş, uzanma, sudan çıkış ve kol devrinin önde tamamlanması şeklindedir.
Suya Giriş ve Uzanma
Suya giriş başın önünde, alnın ortası ile suya giriş tarafından omuz başının arasında orta bir noktadan olmalıdır. Yüzücünün kolu az miktarda ileri uzatılmış olmalı ve el suya girer girmez avuç içi dış yana doğru çevrilmelidir. Elin girişinden sonra kol da sanki el su yüzeyinde bir delik açmışçasına aynı noktadan suya girmelidir. Kolun suya girişinden sonra kol su yüzeyinin hemen altında mümkün olduğu kadar ileri uzatılmalı, bu sırada avuç içi de uzanma safhası tamamlandığında tam aşağı bakacak konumda olmak üzere çevrilmelidir. Kol çekişinin bu safhasına uzanış safhası tamamlandığında tam aşağı bakacak konumda olmak üzere çevrilmelidir. Kol çekişinin bu safhasına uzanış safhası adı verilir. Yüzücünün eli- uzanış sırasında, uzanış yönüne doğru düz bir konumda ileriye doğru uzatılmalıdır.
Yüzücü, kolu suya girer girmez suya herhangi bir kuvvet uygulamaya çalışmamalı, o sırada itiş hareketini tamamlamakta olan diğer kolun hareketini etkilememek için çekiş hareketine başlamamalıdır. Bu sebeple kol suya girdiğinde baş ile omuz arasında orta noktadan ileri uzanma hareketine devam etmeli harekete omuz başının ileri uzatılışı destek vermelidir. Böylece bir teknenin burnu gibi bir şekil alan vücut, arkadaki kolun itiş hareketini rahatça tamamlamasına izin vermiş olur. Aşağı süpürme tam bu noktada başlar.
(Stiller)
KURBAĞALAMA YÜZME TEKNİĞİ VE ÖĞRETİM METODİĞİ
Kurbağalama yüzme tekniğinin gelişimi
Yuvarlak hareketler kullanarak suda ilerleme biçimi antik çağlardan tanınmaktadır. O zamanlara ait kaynaklardan, bu yüzme çeşidinin Mısırlılarda, Grekler ve Romalılarda kullanıldığı ispatlanmıştır.
Yüzme öğretimi ile ilgili yazılan ilk kitapta (yazar Nicolaus Wynmann) kurbağalama yüzme tekniğinden bahsedilmektedir. Yazarın kurbağalamada kullanılan hareketleri bir kurbağanın hareketlerine benzetmesi, bizim bildiğimiz yüzme stilinden bahsedildiğine inandırmaktadır.
XIX.Yüzyılda sportif yüzme ile ilgili ilk resmi bilgiler çıkmaya başladığında, kurbağalama hareketlerinin özellikle uzun mesafelerde kullanıldığı söylenmektedir.
Bilinen en eski üzme tekniği olan, kurbağalama yüzme, Olimpiyat Oyunları programında ancak 1904 yılında , 440 yard yarışı olarak yer almaya başlamıştır. 1908 yılında 200 m yansı, 60 yıl sonra, 1968 yılında 100 m yarışı olarak hakettiği yeri alır.
1900-1930 yıllan arasında kullanılan kurbağalama tekniği çok ilkeldi: Vücûdun pozisyonu suyun yüzeyinde çok yüksekti, baş sürekli suyun dışında idi ve yapılan hareketler devamlı ve yuvarlak bir çizgi üzerinde oluşuyordu. Bu yılların en belirleyici kurbağalama tekniği Alnımı stili idi - Baş suyun üzerinde, hareketler geniş ve yuvarlak, fakat kol hareketlerin arasındaki kayma süresi ilerlemeye belli bir ritm vermekteydi. 1930 yılından sonra, yüzme kurallarındaki bazı yetersizliklerden faydalanarak, bazı kurbağalama yüzücüleri kolun suyu çekişinden sonra kollan sudan çıkarıyordu, bu da ilerlemeye önemli bir katkı veriyordu. İşte bu şekilde yeni bir yüzme tekniği meydana gelmiştir, o da kelebek tekniği idi. 1935 yılından itibaren kelebek tekniği kendine özgü bir statü kazanır ve bu şekilde klasik kurbağalama tekniği muhafaza edilir.
İlerleme süratini yükseltmek için kurbağalama yüzücüleri tekniğe çok sayıda değişiklikler getirmeye çalıştılar. 1950-1957 yıllan arasında suyun altında kurbağalama tekniği geliştirildi. Buna göre suyun altında yüzücü nefes almadan birkaç kol ziklesi gerçekleştirirdi. Suyun altında kol hareketi kalçaya kadar uzatıldığından dolayı daha etkiliydi, bu şekilde de ilerleme sürati çok büyürdü. 1957 yılında uzun süreli nefessiz efor sağlığa zararlı olduğundan bu stil yasaklanmıştır. Bundan sonra, yüzme yarışlarında yüzücünün sadece depar veya dönüşten sonra suyun altında bir tek hareket yapmasına izin verilmiştir.
1960 yıllarında Japon yüzücü Osaky'nin gösterdiği teknikte kolun suyu çekişi kalçalara kadar devam ederdi ve nefes hemen suyun çekişinden sonra gerçekleşirdi. Yuvarlak hareketin yerine düz ve uzun bir hareket yapıldığından dolayı ilerleme daha etkili oluyordu.
Günümüzde kurbağalama tekniğinin yeni bir değişikliğine seyirci olmaktayız. Yeni teknikte nefes alındıktan sonra baş ve omuzlar hafif suyun altına batar, hareket sanki kelebek stilindeki yalpalanmayı andırır. Bu yalpalamanın sonucunda kollar daha kuvvetli çekiş yapabilirler. Bu yeni tekniğin büyük bir yetenekle uygulanması gerekir, aksi taktirde başın suya fazla batması diskalifiye cezasına yol açar. Omuz eklemi esnek olan yüzücülerde bu fazla bir sorun yaratmaz, çünkü onlarda gereksiz yere hareket etmek zorunda değildir.
Kurbağalama bacak hareketinin teknik uygulaması
Pasif evre: Bacaklar omuz genişliğinde açılır. Dizler fleksiyon yapıp, topuklar kalçaya çekilir. Bu durumda ayaklar suyu daha etkili bir biçimde itebilmek için, dışa doğru rotasyon yapar.
Aktif evre: Dışa doğru çevrilmiş ayaklar yandan arkaya doğru suyu iter ve düzelinceye kadar devam eder. Bacaklar ve ayaklar düzelinceye kadar bu evre devam eder. Evrenin sonunda, bacaklar birleşir ve bir sonraki harekete başlamak için bir süre kayma pozisyonunda kalır.
Kurbağalama bacak hareketim öğretmek için kullanılabilen egzersizler
1. Suyun dışında, ayakta, bir bacağın Seksiyon yapıp, kalçaya çekilmesi.Kurbağalama kol hareketinin teknik uygulaması
• Aktif evre: Kollar düz olup, ileriye doğru bakar. Ellerin drşanya doğru rotasyon yapması ile birlikte, kollar dirsekten bükülür ve eller dirseğin altına gelinceye kadar suyu çekmeye devam eder. Bu pozisyondan sonra dirsekler hemen göğüs altında birleşir ve eller ileriye bakar
• Pasif evre: Kollar omuzlarla birlikte öne doğru uzatılır ve tekrar eller ileriye bakar. Kollar düzelinceye kadar pasif hareket devam eder.
Genel hatalar:
1. Kolun suyun çekme hareketinin geniş olmasıKurbağalama kol hareketini öğretmek için kullanılabilen egzersizler
l Suyun dışında, ayakta vücut belden bııkulü olarak, kol hareketinin uygulanması.Kurbağalama yüzme tekniğinde nefes ahp-vermenin teknik uygulaması
Modern kurbağalama yüzme tekniğinde nefes alma kolun suyu çekmesinin son kısmında yapılmaktadır. İlerlemenin etkili olması için nefes alındığında başın suyun dışına çıkarılmaması gerekmektedir Gözle görülen baş kaldırılmasının ise, dirseklerin göğüsün altındaki birleşmesinden meydana geldiğinin bilinmesinde yarar vardır.
Kurbağalama yüzmede hareketlerin koordinasyonu
Düzenli bir ilerleme sağlamak amacıyla, kurbağalama yüzmede kol hareketinin aktif evresinde, bacaklar düz pozisyonda olmalıdır, böylece vücut en uygun şekilde suyun üzerinde kayabilir. Bacak, hareketin aktif evresinde ise, kol, hareketin pasif evresinde olmalıdır. Çocuklara bu tür koordinasyonu anlatabilmek için, şöyle bir ifade kullanılabilir: "Kollar suyu bacaklara doğru "gönderir" ve bacak hareketi ancak suyun kalça seviyesine geldiğinde başlayabilir, çünkü yalnız bu şekilde suyu yakalayabilirler".
Kurbağalama yüzme koordinasyonu diğer stillerdeki koordinasyona göre daha kolay öğrenilebilir çünkü bu koordinasyonda basın rahat bir şekilde suyun dışında çıkarılabilmesinden dolayı, nefes daha kolay ılınabilmektedir.
Kurbağalama yüzmede yüzme temposunun kullanımı
Genel olarak, günümüzde kullanılan kurbağalama yüzme tekniğinde, hem kol hem de bacak hareketinde yeterli bir kayma süresi verilmesi gerektiği tüm yüzme uzmanları tarafından kabul edilmektedir. İyi yüzücüler düzgün ve ekonomik bir ilerleme şekli sağlamak için kayma süresini nasıl kullanacaklarını iyi bilmektedirler. Düzgün teknik ve optimum tempo için bu kayma süresinin gözardı edilmemesi gerekir. Normal olarak, çok uzun bir kayma süresi ilerlemenin düzgünlüğünü ve süratini azaltır, aynı zamanda vücut pozisyonunda da istenmeyen değişiklikler meydana getirebilir. Kurbağalama yüzmede yarış dönüşünün teknik uygulaması
Duvara yaklaşılması: Kurbağalama hareketleri ile ilerlerken, vücut dümdüz, baş hafif yukarıya kaldırılmış, el avuçları aynı zamanda ve simetrik olarak havuzun duvarına konur.
Dönüş hamlesi: El avuçları havuz duvarındayken, dirsekler fleksiyon yapar ve vücudun ağırlık merkezi destek yerine (havuz duvarı) yaklaştırılır.
Tam dönüş: El avuçları duvardan bir itiş yapar, vücut ve baş duvardan uzaklaştırılır. Aynı zamanda, omuzlar ve vücut bir yana dönüş gerçekleştirir ve yüzücünün yüzü ilerleme yönüne doğru çevrilir. Bu durumda, ayak tabanları duvara yerleştirilir, nefes alınır ve vücut suyun altına girer.
Duvardan itiş: Suyun altındayken dizler karına fleksiyon yapar ve dirsekler vücuda yakın durumdadır. Ayaklarla duvardan iterken, kollar ilerleme yönüne, öne doğru uzatılır ve baş kolların arasındadır. Suyun altındayken komple bir kol ve bir bacak ziklesi yapılabilir.
Genel hatalar:
1. İki el avucunun duvara aynı anda değmemesi.Kurbağalama yüzmede yarış deparının teknik uygulaması
Kurbağalama yüzmede depar krawl stilindeki depara benzemek-cdir. Ancak suya girişi krawl tekniğinden farklıdır çünkü kurbağalamada suıyun altında yapılması gereken hareketlerden dolayı, vücudun suya daha derin girmesi gerekir.
Genel hatalar:
1. Suya girerken, vücudun suyun altına yeterince girmemesi.
2. Suyun altındayken başın çok erken kaldırılması.
Kurbağalama yüzmede depar ve dönüşten sonra suyun altında ilerleme evresinin teknik uygulaması
İlk kayma süresi: Duvardan itilme sinden sonra vücut suyun altına gi rer. İlerleme süratinin azaldığını hissedince, kollar yukarıdan kalça lara kadar suyu çeker. Bu durumda, ilerlemeyi frenlememek için, çene göğüse yapışıktır.
İkinci kayma süresi: Su çekildikten sonra vücut bu pozisyonda bir süre ilerlemeye devam eder. İlerleme süratinin azaldığı hissedilince, kollar yukarıya kaldırılır ve bacak hareketinin başlama hazırlığı yapılır. Aynı zamanda, baş yukarıya kalkar ve gözler kolların kaldırılmasını izler.
Üçüncü kayma süresi: Kolların kal dırılmasından sonra, bacak hareketi yapılır. İlerleme süratinin azaldığı hissedilince ve başın bir kısmı suyun dışına çıktığı zaman, kurbağalama yüzme hareketleri yapılmaya başlanır ve nefes alınır.
Genel hatalar:
1. Kol hareketinin bitimi ile bacak hareketinin başlaması arasında bir kayma süresinin gerçekleşmemesi.Kelebek yüzme, oldukça yeni bir yüzme stilidir. Bu stil kurbağalama yüzüşünden gelir, çünkü kolların ters hareketleri suyun üzerinde yapılır. Kolların çekişi kalçalara kadar uzanır. Kolların çekilmesi ile birlikte dolfin ayak yapılır. İsteğe bağlı olarak 1,2,3... kolda bir nefes alınarak yüzülebilir. Diğer stillere göre oldukça ağırdır. Kasları gelişmemiş insanlar zorlanabilirler.
Kelebek Yüzme Tekniği Yüzme tekniklerinin arasında en yeni olan, kelebek yüzme, 1935 yılında Uluslararası Yüzme Federasyonu'nun kurbağalama - kelebek kural ayırımı yapıldığında meydana çıkmıştır.
Aynı yılda ABD'de Amerikan antrenörün David Armbuster yüzücüsü Jack Sieg kelebek temellerini atmıştır. Jack Sieg ilk defa 100 yard kelebek mesafesini l :00.2 derecesi ile yüzmüştür, fakat tekniğin resmi bir dayanağı olmadığı için, bu derece kabul edilmemiştir.
1951 yılında kelebek tekniği Avrupa'da ilgi toplamaya başlamış ve 1953 yılında Uluslararası Yüzme Federasyonu yeni kelebek tekniğin resmi olarak kabul etmiştir
Kelebek bacak hareketinin teknik uygulaması
Aktif hareketi: Hareket kalça ekleminden yapılır. Dizlerin bükülmesi ile birlikte, üst bacak suya iner ve ayak parmak uçları sivri olarak içe doğru rotaysan yapar. İlerlemenin gerçekleşmesi için, alt bacak bir "kırbaç" hareketi yapar. Krawl stilinden farklı olarak bu "kırbaç" hareketinin daha kuvvetli olması gereklidir çünkü bu hareketten vücudun yukarıya kalkması için destek alınır.
• Pasif hareket: Bacaklar düzeldikten sonra, gevsek bir şekilde yukarıya kaldırılır.
Genel hatalar:
• Pasif harekette dizlerin fazla fleksiyon yapması.
• Aktif harekette dizlerin karina fazla çekilmesi.
Kelebek bacak hareketlerini öğretmek için kullanılabilen egzersizler
1. Suyun dışında, öne eğilerek bir yere tutunup, vücut esnetme hareketlerinin uygulanması.
2. Suyun dışında asili pozisyonda, omuz ve belin esnetilmesi.
3. Havuzun kenarında oturarak, çift bacakla bacak hareketin uygulanması.
4. Havuzun duvarından iterek, tahtalı veya tahtasız kelebek bacak hareketleri ile ilerleme.
5. Havuzun kenarından iterek, sırt üstü yatay pozisyonda kelebek bacak hareketinin uygulanması.
6. tahtalı veya tahtasız ayak paletleri kullanarak bacak hareketleri ile ilerleme.
Kelebek kol hareketinin teknik uygulanması
• Aktif hareket 3 evreden oluşmaktadır: Kolun suya girişi ve suyun tutulması evresinde, eller dışa doğru rotasyon yapar. Kolun suyu çekme evresinde ise, kollar hafif yana açılır ve hafif dirsekten fleksiyon yaparak, suyu çekmeye baslar. Kolun suyu itme evresinde, kollar suyu bacaklara doğru iter ve vücudun yanına yaklaşıncaya kadar devam eder.
• Pasif hareket: Kolun suyu itiş hareketi bittikten sonra kollar sudan çıkar ve hafif yandan bir yol izleyerek tekrar suya girer.
Genel hatalar:
• Suyun çekisinin gevsek bilekle yapılması.
• Kol hareketinin kısa olması.
Kelebek kol hareketini öğretmek için kullanılabilen egzersizler
1. Suyun dışında, ayakta kol hareketinin uygulanması.
2. Suyun dışında, belden bükülü olarak kol hareketinin uygulanması.
3. Jimnastik sehpasında yatay pozisyonda kol çekme hareketinin uygulanması.
4. Sığ havuzlarda, kol hareketi yaparak 'dolfin atlaması.
5. Bir yardımcının uygulayanın bacaklarından tutarak, kol hareketini uygulanması.
6. Mesafenin arttırılarak, kol hareketinin uygulanması.
7. El paletleri ile kol hareketinin uygulanması.
8. kurbağalama bacak hareketi ile kelebek kol hareketinin uygulanması.
Kelebek yüzmede nefes alıp-verme tekniğinin uygulanması
Kurbağalama yüzme tekniğindeki gibi, kelebek tekniğinde de nefes alıp verme başın yukarıya kaldırılması ile gerçekleştirilir. Ancak, bazı yüzücüler yandan (krawl'daki gibi) nefes almayı tercih ederler. Nefes alma zamanı kolların aktif hareketinin bitiminde meydana gelir. Bu durumda, suyun itilmesi bittiğinde başın sudan kaldırılması için yeterince destek sağlanmış olur. Özellikle yeni başlayanlarda başın suyun dışına fazla çıkarılması ve dolayısıyla suya fazla batması sık görülen bir hatadır.
Kelebek yüzmede hareketlerin koordinasyonu
Kurbağalama yüzme tekniğindeki gibi, kelebek tekniğinde de nefes alıp verme basın yukarıya kaldırılması ile gerçekleştirilir. Ancak, bazı yüzücüler yandan (krawl'daki gibi) nefes almayı tercih ederler. Nefes alma zamanı kolların aktif hareketinin bitiminde meydana gelir. Bu durumda, suyun itilmesi bittiğinde basın sudan kaldırılması için yeterince destek sağlanmış olur. Özellikle yeni başlayanlarda basın suyun dışına fazla çıkarılması ve dolayısıyla suya fazla batması sık görülen bir hatadır.
Pratikte başka koordinasyon türlerine de rastlanır: İki kol hareketine 4 yalpalanma ve bir nefes hareketi veya bunların karışımı.
Yüzmeye yeni başlayanlar yukarıda bahsedilen koordinasyonları gerçekleştiremiyorlar. Bunun için çocukların kullandığı koordinasyon bir kol hareketine bir yalpalanma hareketidir. Yalpalanma hareketi ise su çekimi bitiminde veya kolların suya girme sırasında değil, kolların suyu çekmesi esnasında gerçekleşir
(Stiller)
Sırt Üstü Yüzme Tekniği Sırt üstü yatay pozisyonu kullanarak suda ilerleme en eski zamanlardan beri bilinmektedir. Sırtüstü yüzme hakkındaki ilk bilgiler 1538 yılında Nicolas Wynman'iii "Colymbetes" adli kitabında verilmiştir. Ayrıca, ünlü pedagog Guts Muths da sırtüstü yüzme tekniğinin özellikle can kurtarma için çok önemli olduğunu söylüyordu.
Sportif açıdan sırtüstü yüzme tekniğinin kurbağalama yüzme tekniği ile birlikte, XIX. Yüzyılın ilk yarısında başladığı bilinir. Aslında, o zaman kullanılan teknik, kurbağalama tekniğinin sırtüstü versiyonuydu. Bu stilin gelişiminde İngiliz yüzme okulunun önemli bir katkısı vardır.
Krawl yüzme tekniğinin ortaya çıkması ile beraber, krawl'da kullanılan hareketler sırtüstü stiline adapte edilmeye başlanmıştı. 1920 yılında Hebner adli Amerikalı yüzücü bu yeni tekniği kullanarak 100 m sırtüstünü 1.12.2 derecesi ile yüzdüğünde, artik eski teknik (kurbağalama sırtüstü) performans yüzücülerinin ilgi alanından çıktı. Fakat yine, uzmanlar bu eski tekniğin can kurtarmada kullanılan yüzme stillerinde yer almasının önemli olduğunu savunmaktadırlar.
İlk baslarda, sırtüstü yüzme stili, ilkel krawl yüzme stiline çok benziyordu: vücut, tam olarak sırtüstü yatay pozisyonda değildi, bas ve omuzlar suda yüksek bir pozisyonda ve kol hareketleri suya çok yakin yapılıyordu. Bu nedenle vücut sürekli yalpalanıyordu ve bacak hareketleri ise kuvvetli ve dizlerden fazla fleksiyon yaparak meydana geliyordu.
İlerleme süratinin yükseltilmesi, kol ve bacak hareketlerinin ritmi hızlandırılarak yapılıyordu.
Japon yüzmesinin gelişim yıllarında (1930-1940) bacak hareketi mükemmelleştirildi. Bunun sonucu dizler fleksiyon yapmıyor ve bacak hareketinin genişliği azalıyordu. Yine Japon yüzücülerin getirdikleri bir yenilik olarak, vücut suda tamamen sırtüstü yatay pozisyonu alıyordu; Vücudun pozisyonuyla birlikte kolların suya girişi basın üzerinde ve suyun çekilisi daha derin yapılabiliyordu. Suyun çekilisinin daha derin yapılması kol hareketinin ritminin düşmesine ve bacak hareketinin ritminin yükseltilmesine yol açmıştır.
Hemen hemen ayni yıllarda, Amerikalı antrenör Robert Kiphuth yeni bir teknikle Japonların üstünlüğüne son verdi. Kiphuth'un yüzücüsü olan Kiefer'in yeni tekniğinde kol tamamen basın üzerinde suya girmiyor ve suyun çekilisi o kadar derin yapılmıyordu. Ayni zamanda bacak hareketinin ritmi azaltılmış ve 6 bacak koordinasyon tekniği için ilk adımlar atılmıştır.
1948 yılında Fransız yüzücü Georges Valery geliştirilmiş kol hareketi tekniğini göstermiştir. Yeni tekniğe göre suyu çekme sırasında el, ilerleme çizgisine paralel bir çizgi üzerinde hareket ediyordu: Düz olan kol omuzların ekseni ile ayni çizgi üzerine geldiğinde, dirsek flekisyon yapıyor ve bu şekilde meydana gelen hareket ilerleme yönüne paralel oluyordu.
1956-1960 yılları arasında Australyali yüzücüler de bazı değişiklikler meydana getirdiler: Bacak hareketi ritmi azalırken, kol hareketi frekansı yükseltildi. Tekniğinin mükemmelleştin l m es i Amerikalı antrenör James Counsilmen'in yüzücüsü ve birçok rekora imza atan, Tom Stock'un katkısıyla devam etmiştir. Stock'un tekniğindeki yenilik omu. Rotasyonuydu. Bütün bu değişikliklerden faydalanan ve sırtüstü tekniğinin en son sekili veren Eski Doğu Almanya yüzücüsü Roland Matthes'in tekniğinde, vücut pozisyonu Kiefer tekniğinden, bacak hareketi Japon tekniğinden vo omuz rotasyonu Stock tekniğinden alınmıştır.
• Pasif hareket: Bacak gevsek şekilde aşağıya doğru iner.
•Aktif hareket: Hareket kalça ekleminden yapılır. Diz hafif bükülürken, parmak uçları gergin ve içe doğru rotasyon yapar. Dizin suyun üzerine çıkmasına az bir mesafe kaldığında ise, alt bacak ve ayak yukarıya doğru bir "kırbaç" gibi hareket eder.
Genel hatalar:
Sırtüstü kol hareketinin teknik uygulaması
• Aktif hareket 3 evreden oluşmaktadır:
Kolun suya girişi ve suyun tutulması evresinde, kol suya dışa doğru rotasyon yapıp, düz olarak suya girer. Bu pozisyonu koruyarak, 20- 30 cm kadar suyun içinde harekete başlanır.
Kolun suyu çekme evresinde, kolun hareket yönü ilerleme yönünün aksinedir. Dirsek fleksiyon yapar ve 90 derecelik bir açı oluşuncaya kadar harekete devam eder.
Kolun suyu itme evresinde, su bacaklara doğru itilir ve kol kalçanın yanma gelinceye kadar devam eder.
Pasif hareket kolun sudan çıkması ile baslar.
Kolun havada izlediği yol suya dikeydir ve kol basın arkasında uzatıldıktan sonra, dışa doğru rotasyon yapar ve tekrar suya girer.
Genel hatalar:
1. Kolun yana atılması veya dirsekten fleksiyon yapılarak suya girmesi.
2. El bileğinin gevsek tutulması.
3. Suyu çekme evresinde kolun düz olması.
4. Suyu itisin kısa olması.
5. Kolun suya basın arkasında değil, yandan girmesi.
Sırtüstü kol hareketinin öğretiminde kullanılabilen egzersizler
1. Suyun dışında, ayakta tek kolla hareketin uygulanması.
2. Suyun dışında, ayakta alternatif olarak kol hareketinin uygulanması.
3. jimnastik sehpasında yatay pozisyonda kol hareketinin uygulanması.
4. Suyun dışında, ayakta bir kol yukarıda, diğer kol kalçanın yanında olarak, ayni anda kolların pozisyonunu değiştirme.
5. sırtüstü kayma pozisyonunda, her iki kol yukarıda olarak, tek kolun hareketi uygulaması.
6. sırtüstü kayma pozisyonunda, her iki kol vücudun yanında olarak, tek kolun hareketi uygulaması.
7. sırtüstü kayma pozisyonunda, bir kol yukarıda, bir kol vücut yanında, kolların ayni anda pozisyonu değiştirmesi.
8. Mesafeyi arttırarak kol hareketi.
9. El paletleri ile kol hareketi uygulanması.
Sırtüstü yüzme tekniğinde nefes alıp-vermenin teknik uygulaması
Sırtüstü pozisyonunda bas sürekli suyun üzerinde olduğu için, nefes alıp-vermede fazla problem yaşanmaz. Uzmanlara göre, en iyi nefes alma aralığı, bir kolun sudan çıkması ile diğer kolun sudan çıkması arasındaki zamandır
Sırtüstü yüzme yarış tekniğinde dönüş tekniklerinin zaman içerisinde gelişimi
Sırtüstü yüzmedeki dönüş teknikleri zaman içerisinde, krawl tekniğindeki gibi çok değişikliğe uğramıştır. 1935 yılına kadar sırtüstü dönüsü krawl dönüsü gibi yapılırdı, yani havuzun kenarından bir kolla destek alarak vücudun yönü değiştiriliyordu, Japon yüzücülerin geliştirdiği teknikte, dönüşten önce kol duvardan destek alıyor, ilk önce yüz üstüne bir yan dönüş daha sonra öne bir takla ile tam dönüş gerçekleştiriliyordu. 1976 yılında Amerikalı yüzücüler "tabak dönüsü" uyguladılar. Zaman kazanma açısından ve basitlik olarak bu dönüş o zamana kadar kullanılan en etkili, teknikti. Dönüşten önce kol su seviyesinin altına yerleştiriliyordu, dizler karina çekiliyordu ve yana bir dönme gerçekleştirerek, ayaklar duvara yerleştiriliyordu. 20 yıl sonra I988'de, yıllar boyunca kullanılan "tabak dönüsü "nün yerini "takla dönüsü" aldı. Sırtüstü yüzmede yarış dönüsünün teknik uygulaması
Duvara hamle: dönüş bölgesine geldiğinde, yüzücü dönmek istediği tarafa kolunu atar ( sol kol, sağa dönmek için, sağ kol, sola dönmek için). Bu hareketle birlikte vücut 180 derecelik bir yana dönüş gerçekleştirir ve krawl stilindeki takla pozisyonuna gelir.
Tam dönüş: Çene göğse yaklaştırılır, dizler hafif fleksiyon yapar ve taklaya başlanır.
Duvardan itiş: Takladan sonra vücut sırt üstü pozisyonuna gelir ve ayaklar duvardan iter.
Suyun içinde ilerleme ve sudan çıkış: İtişten sonra bacaklar birkaç dolfin hareketi yaparak, hız artısı sağlanır. Dolfin hareketi bittiğinde, ayak vurusu ile ilk kol atılır ve suyun yüzeyine çıkılır.
Sırtüstü yüzmede yarış dönüsü öğretmek için kullanılabilen egzersizler
.
1.Suyun dışında jimnastik minderi üstünde takla.
2. Suyun dışında jimnastik minderi üstünde takla, sonra duvara ayaklan koymak.
3. Suyun içinde kulvarda veya bir sopanın çevresinde takla.
4. Suyun içinde, yüzerken takla ve sırtüstü pozisyonuna gelme.
5. Duvarda takla ve sırtüstü pozisyonuna gelme.
6. Duvarda takla ve yön değiştirme.
7. Duvarda takla, yön değiştirme ve duvardan itiş.
8. Komple takla.
Sırtüstü yüzme yarış tekniğinde depar tekniklerinin gelişimi
Uluslararası Yüzme Federasyonu'nun öngördüğü sırtüstü yarışlarının suyun içinden başlaması kuralı, deparın birleşimlerine fazla değişiklikler getirilememesine yol açmıştır. İlk baslarda sırtüstü depar basit bir arkaya bırakılma ile yapılıyordu. Daha sonra, deparın yüksekliğini etkileyecek hareketler aranmaya başlandı, fakat yüksek bir depardan sonra suya fazla batma söz konusu olduğu için, bu yöntem çok fazla başarılı olamadı. Günümüzde vücudu suyun üzerinde yükseltebilecek hareketlerden sakınmaktadır Dolayısıyla, günümüzde kullanılan sırtüstü deparında vücut ileriye atılır ve uçuş sırasında mümkün olduğu kadarı ile suyla paralel olmasına dikkat edilir.
Sırtüstü yüzme yarış tekniğinde yarış depar protokolü
Yüzücüler yarışacaktan kulvarların basına gelirler. Hakemin verdiği düdük sesi ile birlikte, yüzücüler suya atlar ve depar tasının alt tarafında bulunan kolluğu tutarlar Kurallara göre, suya girme ve kulluğu tutma zamanı suya adaptasyon sağlamak için kullanılabilir. Çıkış komutu beklerken, vücut gevsek ve ayaklar havuzun duvarından destek alır. "Take your marks" komutu ile kollardan fleksiyon yapılır ve vücut öne çekilir. Çıkış sinyali verildiğinde yansa başlanır. Sırtüstü yüzme yarış deparın teknik uygulaması
"Take your marks" komutunda yüzücü ayak tabanlarını havuzun duvarına yerleştirir, vücût kollardan öne çekilir ve vücudun ağırlık merkezi sudan çıkar.
Çıkış sinyali verildiğinde yüzücü arkaya doğru bir atlayış uygular. Ayaklar duvardan destek alır, duvarı iter ve bas arkaya doğru çekilir. Kollar arkaya savrulur. Uçuş: İtişten sonra vücut suyla paralel olarak ilerler ve kalçalardan ekstensiyon yapılır. Arkaya atılan bas öne doğru çekilir ve bu şekilde vücudun suya fazla batması engellenmiş olur. Suya giriş: Hafif ekstensiyon yapan vücut yaklaşık 30 derecelik bir açı ile suya girer ve suyun altında yapılan birkaç dolfin bacak vurusuyla hız kazanmaya başlanır
Sırtüstü yüzme yarış deparını öğretmek için kullanılabilen egzersizler
1. Suyun dışında bir jimnastik barını tutarak, dizlerden fleksiyon yapılması.
2. Suyun dışında ayakta, kollan yandan yukarıya savurma hareketi.
3. Suyun dışında çömelmiş pozisyonda, kolların yandan yukarıya doğru savrulması ile birlikte fırlatma.
4. Havuz kenarında çıkış evrelerinin öğrenilmesi.
5. Havuz kenarında, depar tasına çekilerek, hamle hazırlık hareketlerinin öğrenilmesi.
6. Suyun altında sırtüstü kaymanın öğrenilmesi.
7. Suyun altında sırtüstü kayma ve dolfin bacak hareketlerinin öğrenilmesi.
8. Yana deparının uygulanması.
Sırtüstü yüzmede hareket koordinasyonu
En çok kullanılan koordinasyon, krawl'daki gibi, 6 bacak vurusuna bir çift kol hareketidir
(Stiller)
Bireysel yarışmalarda kelebekleme yüzme, sırtüstü yüzme, kurbağalama yüzme ve serbest stil yüzme, bayrak yarışlarında ise sırtüstü yüzme, kelebekleme yüzme, kurbağalama yüzme ve serbest stil yüzme sırasıyla yüzülmektedir.
(Stiller)
Kaynak olarak WİKİPEDİ kullanılmıştır.