Web Dersleri | Peygamberim(S.A.V.) | Bayazithan Blog | E-Devlet | Teröre Ödül
  
Ana Sayfa / Yemek Tarifleri / Serbest Kürsü / Yazilar / Masallar / Sporlar / Ödevler / Flash Oyunlar / Teknoloji / Haber & Yorum
 
 
 
 

 
 
Google
 

MECLİS-İ MEBUSAN'IN TOPLANMASI VE MİSAK-I MİLLİ (ULUSAL ANT)

Amasya'da ortaya konan Erzurum ve Sivas Kongreleri ile gücünü gösteren ulusal iradenin üstünlüğü karşısında "Meclis-i Mebusan"ın toplanması kabul edilmişti. M. Kemal Paşa, Meclis'in çalışmalarını izlemek için açılıştan önce Ankara'ya geldi. Milletvekillerinin maneviyatlarını güçlendirmek isteyen M.Kemal Paşa, onlara, durumun sanıldığı gibi korkunç olmadığını anlatıyor, bir amaç etrafında toplanmalarını Meclis'te Kuva-yı Milliye  ruhunu sürdürmek için bir Müdafaa-i Hukuk Grubu kurmalarını ve kendisini de bu Meclis'e başkan seçmelerini istiyordu. Kendisi Meclis'e katılmayacak olmasına rağmen, başkan seçilmeyi ve Müdafaa-i Hukuk'a dayanan Meclis'in kendi istediği gibi kararları alacağını düşünüyordu.

Meclis'te kendi iradesinin etkisiz kalacağı endişesine düşen Padişah,  İstanbul'da seçimleri İttihatçıların kazandığını ileri sürerek Meclis'in toplanmasını geciktirdi. Meclis 12 Ocak 1920 Pazartesi günü Padişah'ın beyannamesinin okunmasıyla açıldı. Fakat M. Kemal Paşa'nın istekleri yerine getirilmedi. M. Kemal Paşa Meclis Başkanlığı'na seçilmediği gibi "Müdafaa-i Hukuk Derneği" Grubu da kurulamadı. Milliyetçi üyeler "Felah-ı Vatan Grubu"nu kurdular. Bu grup, M. Kemal Paşa tarafından Sivas'ta hazırlanmış bulunan "Misak-ı Milli" metni üzerinde 22 Ocak'ta gizli bir toplantı yaptı ve 28 Ocak'ta gizli bir toplantı da, çok az değişikliklerle bu metni kabul etti. Meclis 17 Şubat 1920 tarihinde bu kararı açıkladı. Ulusal Ant anlamını taşıyan "Misak-ı Milli"ye göre:

"1- Osmanlı Devleti'nin 3O Ekim 1918 tarihli ateşkes imzaladığı tarihte düşman ordularının işgali altında bulunan Arap memleketlerinin durumunun, halkın serbestçe verecekleri oya göre belirlenmesi gereklidir. Bu ateşkes sınırları içinde Türk ve İslam çoğunluğu bulunan kısımların tümü, hiç bir şekilde ayrılık kabul etmez bir bütündür.
2- Halkın oyu ile anavatana katılmış olan üç sancakta (Elviye-yi Selase, Kars, Ardahan, Batum) gerekirse halkın oyuna başvurulmasını kabul ederiz.
3- Türkiye barışına bırakılan Batı Trakya Hukuki durumunun saptanması da halkın tam bir· hürlükte verecekleri oya uygun olmalıdır.
4- Hilafet merkezi ve Osmanlı Devleti'nin başkenti olan İstanbul Şehri'yle Marmara Denizi'nin güvenliği her türlü zedelenmeden korunmuş olmalıdır. Bu esas kabul edilmek şartıyla Çanakkale ve İstanbul Boğazları'nın dünya ticaret ve  ulaşımına açılması konusunda bizimle diğer bütün ilgili devletlerin, birlikte verecekleri karar geçerlidir.
5- İtilaf Devletleri'yle düşmanları ve bazı ortakları arasında kararlaştırılmış olan anlaşma esasları dairesinde azınlıkların hakları, komşu memleketlerdeki Müslüman halkın aynı haktan yararlanmaları şartıyla tarafımızdan kabul ve temin edilecektir.
6- Ulusal ve ekonomik gelişmemiz imkan dairesine girmek ve daha ileri ve düzenli bir şekilde iş görmeye başarılı olabilmek için her devlet gibi bizim de gelişmemizin sağlanması sebeplerinin temelinde bağımsız ve tam bir özgürlüğe sahip olmamız varolma esasıdır. Bu sebeple siyasi, adli, mali gelişmemize engel olan kayıtlara karşıyız. Hissemize düşecek borçlarımızım ödenmesi şartları da bu esasa aykırı olmayacaktır."

 Mebuslar Meclisi, M. Kemal Paşa tarafından hazırlanmış olan Erzurum ve Sivas Kongreleri'nde alınan kararları benimseyen, ulusal sınırlar içinde tam bağımsız bir Türk Devleti'nin esaslarını kapsayan Misak-ı Milli'yi  kabul etmekle büyük bir görevi yerine getirmiş oldu. Oysa, Padişah, Hükümet ve İtilaf Devletleri  Meclis'in toplanması ile   ulusal hareketin ortadan kalkacağını umuyorlardı. Sadrazam Ali Rıza Paşa 14 Şubat 1920'de M. Kemal Paşa'ya gönderdiği telgrafta "Kuva-yı Milliye'nin hükümet içinde hükümet" olduğunu ileri sürerek, ulusal irade adına söz söylemeye yetkili tek yerin "Meclis-i Mebusan" olması gerektiğini belirtiyor ve hükümet işlerine karışılmamasını istiyordu. Bunun aksini yapanların cezalandırılacağını hatırlatıyordu. Böylece M. Kemal Paşa'yı ve Heyet-i Temsiliye'yi etkisiz duruma getirmek istiyordu. Bu   pasifize etme politikasını gören M. Kemal Paşa bu yazıya karşı bir
genelge yayımlayarak, barışın kurulmasına kadar Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Derneği'nin ulusal emelleri savunacağını belirtti. Anadolu'daki ulusal iradeye dayanmadan çalışan ne Meclis ne de Hükümet başarılı olamazlardı.

 

Hazırlayan:SABRİ DİNAR

Kaynak:Ergün AYBARS,Türkiye Cumhuriyeti Tarihi 1, Ege Ün. Basımevi, İzmir, 1986

M. Kemal Paşa Ve Temsil Heyeti Ankara'daİstanbul'un İşgali, Meclis-İ Mebusan'ın Kapatılması Ve İstanbul Fetvası

 

 
who's online
 
 
             
ILETISIM | Site ekle (Vynet) | linkler | | | | | | TR-Rank ile maximum degere dogru! | hitalverwebZirve.com | | polis haber | Site Ekle | | kisisel
LINK EKLE